Adı Bahtiyar
Geçiyor önümden sirenler içinde 
Ah eller üstünde çiçekler içinde 
Dudağında yarım bir sevdanın hüznü 
Aslan gibi göğsü türküler içinde 

Beni tez saldılar o kaldı içerde 
Çok sonra duydum ki Yozgat'ta sürgünde 
Ne yapsa ne etse üstüne gitmişler 
Mavi gökyüzünü ona dar etmişler 

Diyarbakırlıymış adı Bahtiyar 
Suçu saz çalmakmış öğrendiğim kadar 
Geçiyor önümden gülyüzlü bahtiyar 
Yaralıyım yerde kalan sazı kadar 

Raslardım avluda hep volta atarken 
Sigara içerken yahut coplanırken 
Kimseyle konuşmaz dağ gibi titrerdi 
Çocukça sevdiği çiçeği sularken 

Gazete çıktı üç satır yazıyla 
Uzamış sakalı çatlamış sazıyla 
Birileri ona ölmedin diyordu 
Ölüm bir yanında hüzünle gülüyordu