Çok Kızacak Dohtor Çoook
 Bir köyde ateşli bir hasta vardır, kasabaya doktora getirir hastayı
 köylüler. koca devletin koca doktoruna. doktor hastaya fitil verir ve köye
 döndükleri gibi hastaya fitili anüsten vermelerini söyler köylülere.
 köylüler tabi 'tamam dohtor bey' diyip köye giderler. köydeki herkese
 sorarlar, en bilgelere bile, ama kimse anüs ne demektir bilemez. bu
 nedenle bir türlü ilacı da veremezler hastaya. hastanın durumu da gitgide
 kötüleşmektedir.

 bunun üzerine köylü, doktora, koca devletin koca doktoruna telefon etmeye
 karar verir ama kimse buna yanaşmaz. ne cüret di mi doktoru arayacak bi
 köylü. neyse durumun vehameti üzerine muhtar aramayı kabul eder. bütün
 köylü toplanır santrale, muhtar arar, "biz ne yapacaamızı bilemedik dohtor
 bey" felan der işte. karşıdan doktor bişiler söyler. muhtar döner
 arkasına: "makattan verin dedi dohtor" der.

 Yine tüm köye sorarlar, komşu köylere birilerini yollayıp sordururlar
 felan, ama makat ne bilen yoktur yine. hasta ise giti  gidecek, ateşler
 içinde kıvranıyo baya. ihtiyar meclisi toplanır. son çare, doktorun bir
 kez daha aranmasına karar verilir. yine kimse aramaz istemez doktoru.
 nihayetinde yine biri kandırılır, telefonun başına geçer, ama bi yandan
 söylenmektedir: "çok kızacak dohtor çok!" diye.

 Sonunda telefonu açar, durumu anlatır, doktor bişiler söyler yine.
 telefondaki köylü, yüzü allak bullak, arkasını döner:
 "çok kızacak demiştim; götüne sokun dedi"